Türkiye Hakkında Gelecek Öngörüleri

George Friedman bu görüşlerini 2009 yılında yayınladığı “Gelecek 100 yıl” adlı kitabında dile getirmiştir.

 

Türkiye’nin Potansiyeli

Türkiye on altıncı yüzyılda Kuzey Afrika, Doğu Akdeniz, güneydoğu Avrupa, Kafkaslar ve Arap Yarımadasını kontrol altına alan büyük bir Akdeniz gücü haline geldi. [1]

Birinci Dünya Savaşı'na kadar büyük bir imparatorluktu. İmparatorluktan sonra nüfusu Müslüman olan laik bir devlet olarak ortaya çıktı. 1918'e kadar dünyanın en güçlü Müslüman ülkesiydi. [2]

Türkiye şu anda dünyanın on yedinci ekonomik gücüdür. Tarihsel olarak, büyük bir İslam imparatorluğu kurulduğu zaman, bu imparatorluk Türkler tarafından egemenlik altında tutulmuştur. Osmanlı İmparatorluğu Birinci Dünya Savaşı sonunda çökmüştür ve yerini modern Türkiye'ye bırakmıştır. Ancak Türkiye kaoslar ortasında sağlam bir platforma sahiptir. Balkanlar, Kafkaslar ve güneydeki Arap dünyası durağan bir yapıya sahip değildir. Türkiye'nin gücü arttıkça (ve onun ekonomik ve askeri yapısı halihazırda bölgedeki en güçlü konumdadır) Türkiye'nin etkinliği artacaktır. [3]

Türkiye farklı bir ülkedir. Sadece büyük ve modern bir ülke değil, aynı zamanda bölgenin en büyük ekonomisidir. İran'dan çok daha büyük bir ekonomisi vardır ve tüm İslam dünyasının en modem ekonomisidir. Daha da önemlisi, Avrupa, Ortadoğu ve Rusya arasında kalan topraklara sahiptir. [4]

Türkiye tecrit edilmiş bir ülke değildir, pek çok farklı yöne doğru hareket edebilir. Büyüyen ekonomisiyle eski rolüne dönmesi, bölgede etkin bir güç olması ihtimali yüksektir. [5]

Kişi başına düşen gelir önemlidir ama uluslararası güç olmak için ekonominin toplam büyüklüğü daha büyük önem taşır. Fakirlik bir sorundur, ama savunmaya ve diğer ilgili konulara ayrılacak kaynaklar ekonominin büyüklüğüne göre hesaplanır. Sovyetler Birliği ve Çin' de kişi başına gelir çok düşüktü. Fakat bu ülkelerin büyük ekonomileri onları büyük birer güç yaptı.[6]

2020'lerın Türkiye’si İçin Öngörüler

2020 yılında Türkiye dünyadaki ilk on ekonomiden biri olacaktır. Aslında Türkiye herhangi bir Avrasya ülkesinin en güçlü jeolojik yerleşimlerinden biri olmanın avantajını yaşamaktadır.  Türkiye Arap dünyasına, İran, Avrupa, eski Sovyetler Birliği ülkeleri ve her şeyden önce Akdeniz'e açılımı olan bir ülkedir. Türk ekonomisinin gelişiminin nedenlerinden biri Türkiye'nin bölgesel ticaretin merkez noktasında olmasıdır. Ülke aynı zamanda üretim gücü ile öne çıkmaktadır. [7]

2020 yılında Türkiye gelişen ve istikrarlı bir ekonomik ve askeri güce sahip olacaktır. Kuzeydeki istikrarsızlık dışında neredeyse her yönde çeşitli müdahaleler ile karşılaşacaktır. [8]

Yüzyıllardır ekonomik ve askeri açıdan büyük bir varlık gösterememiş olan İran güneydoğuda uzanmaktadır. Güneyde, sürekli olarak bir istikrarsızlık vardır ve Arap dünyası ekonomik gelişimden yoksundur. Kuzeybatıda, Türkiye'nin tarihsel düşmanı olan Yunanistan'ın da dahil olduğu Balkan yarımadasında sürekli olarak bir kaos vardır. [9]

Tarih boyunca Türkiye, İslam dünyasını bir arada tutan bir imparatorluk yapısının başlıca ulusu olmuştur. Türkiye Balkanları, Kafkasya'yı, Arap yarımadasını ve kuzey Afrika'yı da egemenliği altında tutan bir yapıdır. 2020'li yıllarda, bu güç yeniden ortaya çıkacaktır. Türkiye, Japonya'dan bile daha fazla olarak Ruslarla karşı karşıya kalma konusunda kritik öneme sahip bir ülke olacaktır. İstanbul Boğazı, Ege Denizi'ni ve Karadeniz'i birbirine bağlayan geçit, Rusların Akdeniz'e açılmasını engellemektedir.  [10]

Ruslar çöktükleri zaman, Türkler bir yüzyıl boyunca sahip olmadıkları bir konumda olacaklardır. Çevreleri kaos ve zayıflıklarla dolu olarak, Türkler bölge boyunca ekonomik bir güce sahip olacaklardır. Bölgenin jeopolitik yapısı yeniden düzenlenecek ve -bu konuda gerçek bir savaş olmaksızın- Türkler her yöne doğru etkiye sahip olarak bölgenin egemen gücü olacaklardır. Türkiye henüz resmi bir imparatorluk olmayacaktır fakat hiç kuşku yok ki, İslam dünyası içinde çekim merkezi olacaktır. [11]

Doğal olarak Arap dünyası Türkiye'nin yeniden oluşan gücü ile bazı sorunlar yaşayacaktır. Ancak bölgedeki diğer oyuncular yalnızca İsrail ve İran'dır ve Türkiye bu yapı içinde onlara daha yakın ve tarafsız gelecektir. Arap yarımadası düşüş dönemine girmiştir ve kendi güvenlikleri ve ekonomik yapıları için Türkiye ile yakın bağlar kurmak durumundadırlar. [12]

Amerika Birleşik Devletleri bölgesel hegemonyalardan korkmaktadır. ABD bir dönem sonra Türkiye'ye bu açıdan bakmaya başlayacaktır. 2020'li yıllarda ABD-Türkiye ilişkileri gitgide artan bir şekilde huzursuzluk yaratan bir boyuta dönüşecektir. [13]

2030'lerın Türkiye’si İçin Öngörüler

2030'lu yıllarda ABD Türkiye'yi bölgesel çıkarları için bir tehdit olarak görecektir. Buna ek olarak, Türkiye'de ideolojik bir değişim olabilir. Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasından beri seküler bir yapı içinde olan Türkiye dine karşı daha esnek bir yaklaşım içinde olacaktır. Amerikan karşıtlığı sürecinde Türkiye İslam dünyasına biraz daha yakınlaşacaktır ve bir İslam süperdevleti oluşturma girişiminde olacaktır. Bu, bölgedeki Müslümanları Türkiye'nin genişlemesine karşı daha hoşgörü içinde olmaya itecektir. Sonuç olarak, Amerika Birleşik Devletleri potansiyel bir İslam devleti olarak gördükleri Türkiye'ye karşı tavır içinde olacaktır. Bu dönemden sonra ABD Türkiye'nin gücüne karşı önlem politikaları yürütecektir. [14]

2040'ların Türkiye’si İçin Öngörüler

Türkiye, Rusya geriledikçe, kararlılıkla kuzeye, Kafkasya'ya doğru ilerleyecek. Bu ilerleme kısmen askeri müdahale ve kısmen de siyasi ittifaklarla gerçekleşecek. Türk etkisi kaçınılmaz olarak kuzeye doğru yayılacak, Kafkasya'yı aşarak Rusya ve Ukrayna'ya ulaşacak ve siyasi olarak istikrarsız olan Don ve Volga havzalarında kendisini öne sürerek oradan da doğuya, Rusya'nın tarımsal kalbine doğru ilerleyecek. Müslüman Türkiye, Müslüman Kazakistan'ı etkileyecek, Türk gücünü Orta Asya'ya yayacak. Karadeniz, bir Türk gölü haline gelecek.[15]

Rusya, dağılışından önce Türkiye'nin güneyi ile, tıpkı Soğuk Savaş dönemindeki gibi, bir ittifak sistemi oluşturmuş olacak. Suriye ve Irak, Rus desteği çekilince zayıf ve iç çatışmalar yüzünden yaralı kalacaklar. Kuzeye doğru yayılan istikrarsızlık ve boşluğu dolduracak başka güçler gibi tehditler karşısında Türkler güneye doğru ilerleyecekler. Türkler, Amerika'nın Irak'a müdahale etmesini kesinlikle istemeyecekler: 2000'lerde bunu yeterince gördüler. [16]

Balkanlar ise bu dönemde yine kaos içinde olacak. Ruslar zayıfladıkça, Balkanlardaki müttefikleri de zayıflayacaklar ve bölgesel dengesizlikler meydana gelecek. Yeni bölgesel güç olarak Türkiye, bu geniş istikrarsızlık dolayısıyla Balkanlara girecek. Zaten bölgedeki Müslüman ülkelerle -Bosna ve Arnavutluk- yakın ilişkileri olan Türkiye, etki alanını daha çok diğer ülkelerin niyetlerinden duyduğu korkudan dolayı genişletmek isteyecek. Balkanlar'a girmek, Türkiye'nin önemli bir bölgesel güç olabilmesi için gereklidir. [17]

Türkiye, zaten mevcut olan ordusunu ihtiyaçlarına göre geliştirecek ve bu gelişim hatırı sayılır kara kuvveti ile dişli bir deniz gücü ve hava gücünü de içerecek. Gücünü Karadeniz'e yöneltmek, Boğaziçi'ni korumak ve Balkanlar'daki olayları şekillendirmek adına Adriyatik Denizi'nde ilerlemek hep önemli donanma gücü gerektirecek. Ayrıca Akdeniz'de Sicilya'ya kadar uzanan hakim bir pozisyon gerektirecek. Adriyatik'e açılan kapı olan Otranto Boğazı'nın da kontrol altına alınması gerekecek. [18]

Mısır bir iç kriz ile karşılaşacak ve Türkiye'nin de lider Müslüman güç konumunu kullanarak ülkede istikrar sağlamak adına Mısır'a girmesi ise kırılma noktası olacak. Mısır'da aniden Türk arabulucuları baş gösterecek, Süveyş Kanalı'nı kontrol altına alacak ve Türklerin geleneksel olarak hep yaptığı şeyi yapabilecek pozisyonda olacaklar: Batı'ya, Kuzey Afrika'ya doğru ilerlemek. Eğer Türkiye bu fırsatı iyi kullanırsa Batı Avrasya'da belirleyici bir güç olacak. Tabii ki İsrail de güçlü bir ulus olarak kalacak ancak Türkiye'nin Müslüman bir ülke olarak gücünü yayma potansiyeli İsrail'i, şimdilerde de dost bir güç olarak gördüğü Türkiye'yle uyumlu olmaya zorlayacaktır. [19]

 

Kaynaklar

[1] Gelecek 100 yıl. George Friedman. Pegasus: 2010

[2] Gelecek 100 yıl. George Friedman. Pegasus: 2010

[3] Gelecek 100 yıl. George Friedman. Pegasus: 2010

[4] Gelecek 100 yıl. George Friedman. Pegasus: 2010

[5] Gelecek 100 yıl. George Friedman. Pegasus: 2010

[6] Gelecek 100 yıl. George Friedman. Pegasus: 2010

[7] Gelecek 100 yıl. George Friedman. Pegasus: 2010

[8] Gelecek 100 yıl. George Friedman. Pegasus: 2010

[9] Gelecek 100 yıl. George Friedman. Pegasus: 2010

[10] Gelecek 100 yıl. George Friedman. Pegasus: 2010

[11] Gelecek 100 yıl. George Friedman. Pegasus: 2010

[12] Gelecek 100 yıl. George Friedman. Pegasus: 2010

[13] Gelecek 100 yıl. George Friedman. Pegasus: 2010

[14] Gelecek 100 yıl. George Friedman. Pegasus: 2010

[15] Gelecek 100 yıl. George Friedman. Pegasus: 2010

[16] Gelecek 100 yıl. George Friedman. Pegasus: 2010

[17] Gelecek 100 yıl. George Friedman. Pegasus: 2010

[18] Gelecek 100 yıl. George Friedman. Pegasus: 2010

[19] Gelecek 100 yıl. George Friedman. Pegasus: 2010

Kültür Sayfası