[1961-66] İbrahim Bedrettin Elmalı (1903-1994)

İstanbul Müftüsü ve Diyanet İşleri Başkanı

Mehmet Bulut (Din ve Hayat Dergisi: 24. Sayı-2015) kısaltılarak alınmıştır.

İbrahim Bedrettin Elmalı, 1903’te Antalya’nın Elmalı ilçesinde doğdu. Sekiz yaşındayken annesini, on dört yaşındayken de babasını kaybetti. İlk mektebi memleketinde tamamladıktan sonra dayısı, ulemadan Muhammed Hamdi Yazır’ın desteğiyle 1916’da İstanbul’a gelerek Dârülhilâfeti’l-Aliyye Medresesi’ne girdi. 1919da bu medresenin ibtida-i hariç, 1923’te de ibtida-i dâhil kısmını bitirdi. 1928’de de Dârülfünun İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. Bilahare bir müddet de Mekteb-i Hukuka devam etti.

İstanbul Müftülüğü’ndeki İlk Vazifesi

İbrahim Bedrettin Elmalı, İstanbul Müftülüğü’ndeki ilk resmî görevine 19 Aralık 1935’te Müftülük katibi olarak başladı. İsteği üzerine 11 Mayıs 1944’te Vakıflar Umum Müdürlüğüne naklen tayin edildi. 1944-1953 yılları arasında sırayla, Vakıflar Umum Müdürlüğü, Başbakanlık Arşiv Umum Müdürlüğü ve Çalışma Bakanlığı’nda çeşitli görevlerde bulundu. Yaklaşık on yıl aradan sonra 30 Kasım 1953 tarihinde Üsküdar müftüsü olarak Diyanet teşkilatına geri döndü. Sekiz yıl süre ile Üsküdar müftüsü olarak görev yaptı. Ömer Nasuhi Bilmen’in Diyanet İşleri Başkanlığı'na tayini üzerine Bekir Haki Yenerden sonra İstanbul Müftülüğüne bir süre vekalet etti. 8 Aralık 1961’de de asil olarak İstanbul müftülüğüne getirildi. 15 Haziran 1963 tarihini taşıyan Başkanlık onayı ile İstanbul Müftülüğünden emekli edildi.

Diyanet İşleri Başkanlığı Görevine Getirilmesi

Elmalı, İstanbul müftüsü iken, 7 Ekim 1965’te, Diyanet İşleri Başkanlığı Personel Dairesi'nin başkanı olarak tayin edildi. Kısa bir süre sonra da 9 Aralık 1965 Kararnamesi ile Diyanet İşleri Başkanlığı'na tayin edildi. Bu görevde bir yılını bile tamamlamadan, 11 Ekim 1966 kararı ile emekliye sevk edildi. İstanbul (1969-1973) ve Afyon (1973-1977) Milletvekili olarak iki dönem Parlamento'da görev yaptı. Milletvekilliği sonrasında Finike’ye yerleşerek ömrünün kalan kısmını burada geçirdi. Finike’de, 5 Aralık 1994 gecesi, kıldığı teheccüd namazının ardından evinde ruhunu teslim etti. Finike İlçe Mezarlığı’na defnedildi.

Merhum Elmalı, hiç evlenmemiştir. Yayımlanmış herhangi bir kitap veya makalesi bulunmamaktadır.

Kişiliği

İbrahim Bedrettin Elmalı, dinî yükseköğrenimini Cumhuriyet dönemi eğitim kuramlarından olan Darülfünun İlahiyat Fakültesinde yapmış ilk İstanbul müftüsü ve ilk Diyanet İşleri başkanıdır. Ayrıca Elmalı, Ömer Nasuhi Bilmenden sonra, İstanbul müftüsü olarak vazife alıp, bilahare Diyanet İşleri reisliğine getirilen ikinci şahıstır.

Elmalı, seleflerinden Ahmet Hamdi Akseki, Ömer Nasuhi Bilmen gibi, dinî meselelerde otoriter, telif sahibi, yüksek dinî eğitim kuramlarında ders okutmuş bir âlim oluşuyla değil; görevli bulunduğu bütün kurumlarda ve bilhassa Üsküdar ve İstanbul müftülükleri sırasında çalışkanlığıyla, disipliniyle, idarî mevzuata vukufuyla temayüz etmiş bir kişidir. Başka bir ifade ile yetenekli bir bürokrat oluşuyla öne çıkmıştır.  

Dönemi ve Maruz Kaldığı Sıkıntılar

İbrahim Bedrettin Elmalı’nın müftülük ve reislik görevlerinde bulunduğu 1950’li ve 1960’lı yıllar, siyasî iktidarların Diyanet teşkilatına müdahalelerinin yoğun olduğu, reis ve müftülerin zaman zaman tezyif, tahkir ve tehdide maruz kaldıkları yıllardır. 1960’dan 1966’ya kadar yedi yıl içerisinde tam yedi kişinin Diyanet İşleri Başkanı olarak tayin edilip kısa süre sonra bu görevden uzaklaştırılmaları, bunun en çarpıcı örneğidir. Bir müftü ve Diyanet İşleri Başkanı olarak İbrahim Elmalı da bu tür müdahalelere maruz kalmış kişilerin başında gelir. Şöyle ki:

Elmalıya İstanbul müftülüğü ve dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanlığı yolunun açılmasında Üsküdar Müftülüğü'ne getirilişi bir dönüm noktasıdır. Hocanın Üsküdar Müftülüğüne atanmasından önceki son görevi Çalışma Vekâleti Kâğıt İşleri Müdürlüğü birinci sınıf mümeyyizliğidir. Bu görevde iken, 24 Eylül 1953 tarihli bir dilekçe ile Diyanet İşleri Başkanlığına başvurarak Başkanlıkta herhangi bir göreve atanmasını talep etmiştir. Bu talepten iki ay kadar sonra, izinde olan dönemin Diyanet İşleri Başkanı Eyüp Sabri Hayırlıoğlu’na Başvekâlet Müsteşarı Salih Korur’un vekalet ettiği bir sırada, Başkanlık Zat İşleri Müdürlüğünce kendisine önce İstanbul Adalar Müftülüğü teklif edilmiş; ancak sonuçta, Mekki Üçışık'ın Kadıköy Müftülüğüne naklen tayini ile açılan Üsküdar Müftülüğüne atanmıştır. Elmalı, müftülüğe tayininin ileri sürüldüğü şekilde, Başkanın bilgisi dışında ve hemşehrisi olduğu ileri sürülen Zat İşleri müdürünün himayesiyle yapıldığı iddiasını reddetmiştir. Ancak, İbrahim Bedrettin Elmalının hem Üsküdar ve İstanbul Müftülüğüne ve hem de Diyanet İşleri Başkanlığına getirilişlerinde birtakım müdahale ve tercihlerin olduğu bilinen bir vakıadır.

Ne var ki, Elmalıyı reisliğe getiren siyasî irade, maalesef onun rahatça çalışmasına, hizmet etmesine, icraatta bulunmasına imkân tanımamıştır. En acısı da yine politik mülahazalarla, rencide edici tarzda ve olaylı bir şekilde reislikten uzaklaştırılmış olmasıdır. Şunu da belirtelim ki, Elmalıya reva görülen politik baskılar, Diyanet İşleri Başkanlığı görevinden alınışındaki haşin üslûp, halkın dikkatinden kaçmamış ve insanımız bu tavra medenice tepkisini göstermiştir. Nitekim bu süreçte, çıktığı bir yurtdışı gezisini tamamlamasına bile fırsat verilmeden baskı ile hocanın geri çağrılmasından haberdar olan Ankaralıların, buna tepki olarak Elmalı’ya büyük teveccüh göstermeleri ve buna nişane olmak üzere kendisini havaalanında coşkulu bir konvoyla karşılayıp şehre kadar sevgi ve hürmet gösterileri arasında Başkanlık binasına kadar uğurlamaları, Başkanlık tarihinde belki de ilk defa karşılaşılan bir hadise olmuştur. Nihayet görevden alındığında da, görevine iade edilmesi için Başbakanlığa yüzlerce mektup ve telgraf gönderilmiştir.

Kültür Sayfası