1980 Sonrası İmam-Hatipler

Prof. Dr.Mustafa Öcal'ın Osmanlı’dan Günümüze Türkiye’de Din Eğitimi (Dergâh: 2017) adlı kitabından kısaltılarak alınmıştır.

12 Eylül İhtilali Sonrası (1980-1983)

Bülent Ulusu Hükümeti Dönemi ve İmam-Hatip Liselerine Karşı Alınan Tavır

12 Eylül 1980 Askerî ihtilali ile yönetimi ellerine geçiren askerler bütün siyasi partileri kapattılar. TBMM’yi feshedip yerine geçici olarak görev yapmak üzere 150 kişilik bir “Danışma Meclisi” oluşturdular. Emekli Oramiral Bülent Ulusu’yu Başbakan olarak görevlendirip emekli asker ve bürokratlardan oluşan bir hükümet kurdurdular. 6 Kasını 1983’te yapılacak siyasi genel seçimlere kadar devam edecek olan bu geçiş dönemi ile Türkiye’de yeni bir dönem daha başlamış oldu. 

Bu dönemde yeni İmam-Hatip Lisesi açılması durdurulmuş, fakat mevcutların kapatılması gibi bir yola da gidilmemiştir. Ancak, 1979 ve 1980 yılında açılmış olup, henüz orta 1. veya 2. sınıfları bulunan 38 İmam-Hatip Lisesinin orta kısmından lise kısmına geçiş izni verilmemiş, “İmam-Hatip Ortaokulu” olarak bırakılmıştır.  Bu uygulama neticesinde okul sayısı 374’te dondurulmuş oldu. Bunun dışında, dönemin askerlerinin veya hükümetinin İmam-Hatip Liselerinin aleyhine değerlendirilebilecek fiilî bir uygulaması olmamıştır. Ancak, basında yer alan bazı haberlere göre; devlet yetkililerinden bir kısmının zaman zaman İmam-Hatip Liselerinin çokluğundan şikâyetçi oldukları ifade edilmiştir. Hatta Başbakan Bülent Ulusunun “Bu kadar imama ihtiyaç mı var da bunca İmam-Hatip Lisesi açıldı?” dediği ayrıca bu okullarda öğrenimlerini sürdüren kız öğrencileri kastederek “Kadından imam mı olur? Bunlar burada neden okuyorlar?” şeklinde açıklamalar yapıp sorular sorduğu da dönemin basınına yansıyan haberler arasındaydı. 

Mülâkat/röportaj yöntemiyle yaptığımız bir çalışmada yer alan Sayın Tayyar Altıkulaç ile Diyanet İşleri Başkanlığı dönemi hizmetlerini konuşurken yönelttiğimiz bir soruyu ve yaptığı açıklamayı aynen naklediyoruz: 

M. Öcal: Sayın Hocam, 12 Eylül 1980 ihtilâlini gerçekleştiren askerlerin İmam-Hatip Okullarına bakış açıları nasıldı? Onlarda bu okulları kapatmak veya sayılarını azaltmak gibi bir niyet var mıydı veya bir teşebbüs oldu mu?  

T. Altıkulaç: 12 Eylül 1980 ihtilâli sonrasında bu okulların kapatılması değil de sayılarının azaltılması konusu ciddi şekilde gündeme geldi. Şöyle ki:

Zamanın Din Eğitimi Genel Müdürü merhum Necati Öztürk telefonla beni arayarak o tarihlerde sayıları 374 olan “İmam-Hatip Okullarının bir kısmının kapatılması için gerekli hazırlıkları yapmak üzere Millî Eğitim Bakam Haşan Sağlam’dan talimat aldığım” söylemiş, “bu durum karşısında ne yapması gerektiğini” benimle istişare etmişti.

Bir müddet sonra Genel Müdür Necati Bey elinde bir dosya ile Diyanet İşleri Başkanlığına çıkageldi. Dosyada 374 okuldan kapatılması istenen 174 (veya 200) okulun listesi ile bu liste üzerine eklenmiş onay örneği vardı. Genel Müdür; “Zor durumda olduğunu, Bakanı ikna edemediğini ve nihayet bu onayı kendisine sunmak zorunda olduğunu, son bir kere benimle istişare etmek istediğini” söylüyor, “okul kapatma onayına imza atan bir bürokrat olmanın kendisine büyük üzüntü vereceğini” belirtiyordu.

Yıl 1981, günlerden Cuma idi. Pazartesi günü de Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesinde önceden planlanmış Din Eğitimi Semineri yapılacak ve ben orada Diyanet İşleri Başkanı olarak protokol konuşmacıları arasında yer alacaktım. Necati Beye o gün dahil Pazartesiye kadar Ankara’dan kaybolmasını” ve 2-3 gün Bakanla karşılaşmadan durumu idare etmeye çalışmasını tavsiye ettim. O da kabul etti. Çünkü ben Pazartesi günü sözünü ettiğim seminerde yapacağım konuşmada; “Türkiye’nin on binlerce camisinin imamsız olduğunu, bu okulların çoğunun da henüz mezun vermedikleri için bu ihtiyacın yakın bir gelecekte karşılanamayacağını, bu camilerin ehliyetsiz kişiler tarafından açılıp kapandığını”, kısaca söylemek gerekirse bir Türkiye gerçeğini açık bir dille ifade edecektim.

Pazartesi oldu ve ben sözünü ettiğim konuşmayı sivil-asker pek çok yetkilinin önünde düşündüğüm ve inandığını gibi yaptım…  mezunları ve mensupları da boş durmadılar. Doğrudan veya dolayısıyla, sözlü veya yazılı birtakım açıklamalarla dönemin askerleri iyi ve doğru bir şekilde bilgilendirilerek kendilerine İHL gerçeği anlatıldı. Bu anlamda gösterilen faaliyetlerden birisi de o yıllarda mevcut Yüksek İslâm Enstitülerinden 5’inin müdür ve öğretim elemanlarından oluşan bir grubun 7 Mayıs 1981 günü Devlet Başkam Kenan Evren’i ziyaret ederek görüşüp kendisine, Başbakan Bülent Ulusu ve Millî Eğitim Bakanı Hasan Sağlam’a konuyla ilgili dosya sunmalarıyla gerçekleşmiştir. Bu şekilde Türkiye’de yaptırılmakta olan her tür din eğitimi ve öğretimi faaliyetleri ve bu arada İHL ile ilgili doğru ve gerçekçi bilgilerle devlet erkanı bilgilendirilmiş oldu.

İşte belki de bu ve bunun gibi bazı ziyaretler ve görüşmeler de bu dönemde İHL’lerin ve diğer din eğitimi ve öğretimi kurulularının zarar görmelerini engellemede yardımcı olmuştur.

Merhum Ustaoğlu geldi ve “Başkanım, sen ne yaptın bugün, neler söyledin? Ben Genelkurmay Başkanlığından geliyorum, bütün odalarda bugün herkes seni konuşuyor ve ‘bu adamın söyledikleri doğru mu?’ diye tartışıyorlar...” dedi.

Anlaşılan yetkililer benim konuşmamdan gerekli mesajları almışlardı. Nitekim o günden sonra Din Eğitimi Genel Müdürü Necati Bey’in sesi kesildi ve bir müddet sonra kendisinden okul kapatma konusunun gündemden çıktığını öğrendim.

Meslek Lisesi Mezunlarına Üniversitelerin Tüm Bölümlerine Girme Hakkı Tanınması

İhtilali gerçekleştiren askerlerin kurdukları Danışma Meclisi bir taraftan yeni kanunlar hazırlarken, diğer taraftan yeni bir anayasa taslağı hazırladı. 18.10.1982’de halk oylamasına sunulan anayasa taslağı halkın büyük çoğunluğunca kabul edildi ve Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe konuldu. Arkasından, önceden çıkarılıp da yürürlükten kaldırılmayan bazı eski kanunları yeni Anayasa’ya uyumlu hâle getirmek üzere gözden geçirdiler. Gözden geçirilen önemli kanunlardan biri de Millî Eğitim Temel Kanunu’dur. Kanunun İmam-Hatip Liselerini tanımlayan maddesi aynen muhafaza edilmiştir. 

Millî Eğitim Temel Kanununda yapılan bu düzenlemeden sonra; bütün mesleki ve teknik lise mezunları ile birlikte İmam-Hatip Lisesi mezunlarına da üniversitelerin istisnasız bütün fakülte ve bölümlerine girebilme hak ve imkânı tanındı. Böylelikle Cumhuriyet tarihi boyunca mesleki ve teknik liselerin mezunlarına üniversitelere girebilme bakımından en geniş haklar verilmiş oldu.

Prof. Dr.Mustafa Öcal'ın Osmanlı’dan Günümüze Türkiye’de Din Eğitimi (Dergâh: 2017) adlı kitabından kısaltılarak alınmıştır.

Turgut Özel/ANAP Hükümetleri Dönemi (1983- 89)

6 Kasım 1983’te yapılan siyasi genel seçimler sonucunda Turgut Özal’ın kurduğu Anavatan Partisi (ANAP) TBMM’de çoğunluğu elde etti ve tek başına iktidara geldi. Özal’ın kurduğu bu ilk hükümetin Millî Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı önce M. Vehbi Dinçerler oldu.  

29 Kasım 1987 tarihinde yapılan yeni siyasi genel seçimler sonucunda Anavatan Partisi çoğunluğu elde etti ve ikinci defa iktidara geldi. Bu defa Millî Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Haşan Celal Güzel oldu.  

1983 seçimi sonrasında devlet yönetimi tekrar sivillerin eline geçmiş oldu ama buna rağmen askerlerin etkileri de tümden ortadan kalkmış sayılamazdı. Bundan dolayı olsa gerek, Özal’ın kurduğu ilk hükümet programında İHL ile ilgili doğrudan veya dolaylı olarak herhangi bir ifadeye yer verilmemiştir.  

Bu hükümet döneminde 1980 öncesi yıllarda olduğu gibi çok sayıda İHL açılamamıştır. Bunun sebebi hâlen askerlerin gölgesinin hükümetin üzerinde olması olabilir. Çünkü zaman zaman basına yansıyan haberlere göre bu dönemde Millî Güvenlik Kurulunda yeni İHL açılmaması doğrultusunda karar da alınmıştır. 

O yıllarda vatandaşların ısrarlı müracaatlarına rağmen yeni İHL’nin açılmaması bu tür haber ve iddiaları doğrulamaktadır. Bunun tek istisnası, o tarihe kadar İHL açılmamış yegane ilimiz olan Tunceli’de 5.3.1984 tarihinde bu okulun açılmış olmasıdır. Tunceli İHL’nin açılması ile bu okulların sayısı 375 olmuştur. 

Basında yer alan haberlere göre; 12 Eylül 1980 ihtilalini gerçekleştiren askerlerce Tunceli’de görevlendirilen asker kökenli valinin tavsiyesi üzerine bu ilimizde İHL açılmıştır. Burada İHL’nin açılış sebebi; bölgedeki anarşi ve terör olaylarının yoğunluğudur.  

Her ne kadar Özal’ın kurduğu ilk hükümet döneminde Tunceli dışında herhangi bir İmam-Hatip Lisesi açılmamış olmakla birlikte, vatandaşlarımız bu okulları geliştirme ve genişletmenin yeni bir formülünü bulmuştur; mevcut okulların birçoğunda şubeler açmak suretiyle okulları yana doğru genişletmek... Yani bir yerleşim merkezindeki İHL Müdürlüğünün yönetim ve denetiminde -özellikle büyük şehirlerin farklı semtlerinde— ayrı ayrı binalarda -bazı şubeler kız öğrencilere tahsis edilmek üzere-çok sayıda şube açılmıştır. Hatta bazı bölgelerde bir il merkezindeki İHL’nin herhangi bir ilçe merkezinde veya bir ilçe merkezindeki okulun diğer bir ilçe merkezinde şubesi açılmaya başlanmıştır. Bu şekildeki gelişme ve genişleme ile 1990’lı yıllara gelinceye kadar İHL’lerin şube sayısı yüzleri bulmuştur. 

Türkiye, birbirinden ciddi anlamda farklılıklar arz eden zihniyetlerin çarpıştığı ülke konumundadır. Vatandaş, kendi okulunu kendisi yaptırmak suretiyle devletine yardım ve destekte bulunuyor, bir başka ifade ile gönüllü olarak devletin eğitim yükünü paylaşıyor. Üstelik yaptırdığı okulun bütün iç donanımını sağlıyor. Devletten tek istediği yaptırdığı okula bir müdür ve birkaç öğretmen atamasının yapılmasından ibaret. Ama devlet adına görev yapan bazı kişilerin zihniyetleri buna mani olmaktadır. Hâlbuki, Kenan Evren gibi devletin tepe noktasında görev üstlenen birçok kişi zaman zaman: “Kendi okulunu kendin yap!..” kampanyaları başlatmışlar ve İHL dışında yapılan her okulun temel atma veya açılış törenlerine katılarak konuşmalar yapmışlar ve vatandaşları yeni okullar yapmaları konusunda teşviklerde bulunmuşlardır. 

Özal’ın kurduğu ikinci hükümet döneminde; Manyas, Sivrihisar, Ergani, Cizre, Midyat, Varto ve Birecik’te olmak üzere 7 merkezde yeni İHL açılmıştır. Bu son açılanlarla İHL sayısı 382’ye ulaşmıştır. 

Bu yıllarda İHL adına olumlu bir başka gelişme de 1980 yılından itibaren lise kısmına geçiş için izin verilmeyip ortaokul hâlinde bırakılan 38 İHL’ye 1988 ve 1989 yıllarında lise kısmına geçiş izninin verilmesi olmuştur.  

Din Eğitimi El Kitabı'ndan (Grafiker:2017) kısaltılarak alınmıştır.

(1985) Anadolu İmam Hatip Liseleri

Anadolu imam Hatip Liseleri ise Özal döneminin önemli gelişmelerinden birisidir. Beşinci beş yıllık kalkınma planında “teknik dallarda İngilizce eğitim yapan Anadolu Mesleki ve Teknik Liseleri ve yurt dışı işçi çocuklarının eğitimi için Almanca eğitim yapan Anadolu Liseleri ve İmam Hatip Liseleri” açılması kararlaştırılmıştır. Anadolu İmam Hatip Liseleri, Almanya da yaşayan işçi çocuklarımızın Türkiye’ye getirilerek yetiştirilmesi ve din görevlisi olarak yeniden Almanya’ya gönderilmesi için açılmıştır. Eğer kontenjan dolmaz ise Türkiye’den öğrenci alınacağı belirtilmiştir. Bu çerçevede, Almanca dil ağırlıklı Anadolu İmam Hatip Liselerinden ilki İstanbul’da 1985-1986 öğretim yılında açılmıştır. 1989-1990 yılında okulun İngilizce bölümü de eğitime başlamıştır. 1990-1991 yılında Konya ve Ordu, Beykoz İHL adı ile açılmış olan bu okul, 1990’dan itibaren Kartal AİHL olarak eğitim öğretime devam etmektedir. Kuruluşundan itibaren en yüksek taban puanla öğrenci alan okullar sıralamasında ilk sıralarda yer almaktadır. 

1991-1992 de Kayseri, Çorum, Bursa, Balıkesir, Denizli, Ankara, Bayburt, Bolu-Düzce, İstanbul-Eyüip, Sakarya, Samsun, Tekirdağ İmam Hatip Liseleri, bünyelerinde İngilizce dil ağırlıklı Anadolu İmam Hatip Lisesi uygulamasına yer vermiştir. 

Açılış amacına yönelik olarak bu okullara ilk yıllarda Almanya’dan öğrenci gelmişse de ilerleyen yıllarda bu okulların öğrencileri, yurt içinden sınavla bu okullara gelmeye hak kazanan öğrencilerden oluşmuştur. Açıldığı ilk yıllarda Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin üniversiteye giriş sınavında büyük başarı göstermesi bu okulların ün kazanmasını sağlamıştır. 

Anadolu imam hatip liselerinin hazırlık sınıfı için hazırlanan ders çizelgesinde, 23 saat yabancı dil dersinin yanında Türkçe, Beden Eğitimi, Seminer (İslam dini ve Esasları) ve Kur’an-ı Kerim dersi yer almıştır. Hazırlık sınıfı hariç tutulduğunda, bu okulların programlan, birkaç ders saatindeki değişiklik dışında klasik imam hatip lisesi programlarıyla aynıdır. 
 

Prof. Dr.Mustafa Öcal'ın Osmanlı’dan Günümüze Türkiye’de Din Eğitimi (Dergâh: 2017) adlı kitabından kısaltılarak alınmıştır.

1990’lı Yıllar

Yıldırım Akbulut/ ANAP Hükümeti Dönemi (1989-91)

Cumhurbaşkanlığı süresi dolan Kenan Evren’in yerine 31 Ekim 1989 tarihinde TBMM tarafından Turgut Özal Cumhurbaşkanı seçildi. Turgut Özal’dan boşalan Anavatan Partisi Genel Başkanlığı ve Başbakanlık koltuğuna, dönemin TBMM Başkanı Yıldırım Akbulut oturdu. Akbulut, 9 Kasım 1989’da kurduğu, Millî Eğitim Bakanlığı görevini Avni Akyol’un üstlendiği hükümetle 23 Haziran 1991 tarihine kadar göreve devam etti.

Akbulut hükümetinin programında İHL ile ilgili açık bir ifadeye yer verilmemiştir.  Buna rağmen İHL Müdürlüklerinin bünyesinde İngilizce öğretim yaptıracak olan 2 AİHL açılmıştır.  Son açılanlarla birlikte; İHL sayısı 382’de kalırken AİHL sayısı 3’e çıkmıştır. 

Akbulut Hükümeti döneminde görülen bir gelişme de -yukarıda bahsedildiği gibi— bazı il ve ilçe merkezlerinde şube hâlinde açılmış olan İHL’lerin, 18.9.1991 tarihi itibariyle müstakil müdürlük hâline getirilmesi olmuştur. Bu şekilde müstakil müdürlük hâline getirilen İHL şunlardır: Sarayönü (Denizli), Tirebolu (Giresun), Alibeyhöyüğü (Konya), Battalgazi (Malatya), Safranbolu (Karabük/Zonguldak), Güneysu (Rize). Bunlarla birlikte İHL sayısı 388’e, Kartal AİHL ile birlikte 389’a ulaşmış oldu. 

Mesut Yılmaz/ANAP Hükümeti Dönemi (1991)

Anavatan Partisi’nin yapılan Genel Kurul Kongresi’nde Parti Genel Başkanlığını Ahmet Mesut Yılmaz kazandı. Bunun üzerine Yıldırım Akbulut Hükümeti istifa etti. 23 Haziran 1991’de ilk defa Başbakanlık görevini alan Mesut Yılmaz’ın kurduğu hükümet 20 Aralık 1991 tarihine kadar göreve devam etti.  

Hükümetin kurulmasından yaklaşık 4 ay kadar sonra siyasi genel seçimlere gidilmiş ve Anavatan Partisi TBMM’deki çoğunluğunu kaybederek iktidardan düşmüştür. Ancak yine de bu hükümet döneminde; daha önce şube olarak açılmış olan 6 İHL bağımsız müdürlük hâline dönüştürülürken İHL Müdürlüklerinin bünyesinde 13 yeni Anadolu İHL açılmıştır. 

Yine bu hükümet döneminde ilk defa ortaya çıkan bir gelişme daha olmuştur. 2 yerleşim merkezinde bulunan Çok Programlı Liselerin (ÇPL) çatısı altında İHL açılmıştır. Bu gelişme ile üçüncü ve bağımlı/bünyede bir İHL türü daha ortaya çıkmıştır. 

Netice olarak bu hükümet döneminde toplam İHL sayısı, 388; ÇPL İHL sayısı, 2; AİHL sayısı ise 16 olmuştur. 

Demirel (DYP+SHP Koalisyon) Hükümeti Dönemi (1991-93)

20 Ekim 1991’de yapılan siyasi genel seçimlerin sonucunda hiçbir siyasi parti çoğunluğu sağlayarak tek başına hükümeti kurabilecek imkânı elde edemedi. En çok milletvekiline sahip olarak parlamentoya giren Doğruyol Partisi (DYP) ile sandalye sayısı bakımından üçüncü parti konumundaki Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) anlaşarak koalisyon hükümeti kurdular. Millî Eğitim Bakanlığı görevi DYP’den Koksal Toptana verildi. 

Daha önce Konya ve Bursa’da İHL’nin bünyesinde açılmış olan Anadolu İHL’ne bu hükümet döneminde; 01.03.1993 tarihli bir onayla müdür atamaları yapılarak bağımsız birer okul hâline getirilmişlerdir. Ayrıca bazı İHL bünyesinde yeni AİHL’ler açılmıştır. Böylece toplam 15 yerde Anadolu İHL açılmış oldu. 

Öte yandan; 24.06.1993 tarihinde İstanbul/Kadıköy İHL bünyesinde ilk defa bir de Yabancı Dil Ağırlıklı İHL açılmıştır. 

Tansu Çiller (DYP+SHP Koalisyon) Hükümeti Dönemi (1993-95)

17 Nisan 1993 Cumartesi günü Cumhurbaşkanı Turgut Özal vefat etti. 16 Mayıs 1993 günü TBMM’de Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı olarak seçildi ve bu makama oturdu. Süleyman Demirel'den boşalan Doğruyol Partisi (DYP) Genel Başkanlığına ise, 13 Haziran 1993 günü Prof. Dr. Tansu Çiller seçildi. Bu defa DYP Genel Başkanı sıfatıyla Tansu Çiller ile SHP Genel Başkanı Erdal İnönü hükümet kurma konusunda anlaştılar.  

Nahit Menteşe’nin Bakanlığı döneminde 23, Nevzat Ayaz’ın Bakanlığı döneminde 20 olmak üzere İHL’nin bünyesinde toplam 43 AİHL daha açılmıştır. Keza; 2’si Nahit Menteşe’nin, içlerinden 1’i ÇPL AİHL olmak üzere toplam 27’si de Nevzat Ayaz’ın Bakanlığı döneminde olmak üzere 29 ÇPL İHL açılmıştır. Bu dönemin sonunda; İHL sayısı 390’a, ÇPL İHL sayısı ise 31 (= 421)’e ulaşmış, AİHL sayısı 74, Yabancı Dil Ağırlıklı İHL sayısı 2 olmuştur. 

Tansu Çiller’in 2. Ve 3. Hükümetleri Dönemi

Tansu Çiller 5 Ekim 1995-30 Ekim 1995 tarihleri arasında kısa süreli bir azınlık hükümeti kurmuş fakat güvenoyu alamamıştır. Tansu Çiller’in üçüncü defa Başbakanlık görevini üstlenerek kurduğu DYP+CHP koalisyon hükümetinin süresi ise; 30 Ekim 1995-6 Mart 1996 arasıdır.  

Bu hükümet döneminde: Yeni İHL açılmamıştır. Ancak; 24 Aralık 1995 tarihinde yapılan siyasi genel seçimleri öncesinde önceki yıllarda şubeler hâlinde açılan İHL’lerden 71 tanesine daha müdür ataması yapılarak müstakil birer okul hâline dönüştürülmüştür. 

İHL Müdürlüklerinin bünyesinde 16’da AİHL açılmıştır. Bu dönemde yeni açılan ÇPL İHL ve Yabancı Dil Ağırlıklı İHL yoktur. Çiller’in bu son hükümetinin sonunda İHL sayısı 461, ÇPL İHL sayısı 31 (= 492) olmuştur. AİHL sayısı 90’a ulaşmış, Yabancı Dil Ağırlıklı İHL sayısı ise 2 olarak kalmıştır. 

Mesut Yılmaz (ANAP+DYP Koalisyon) Hükümeti Dönemi

6 Mart 1996 tarihinde Anavatan Partisi Genel Başkanı Mesut Yılmaz’ın Başbakanlığı ve Doğruyol Partisi Genel Başkanı Tansu Çiller’in Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığı görevini üstlendikleri yeni bir azınlık koalisyon hükümeti kurulmuştur. Ancak bu hükümetin ömrü fazla olmamıştır. Çünkü TBMM’de yapılan güven oylamasının usulsüz olduğuna dair RP Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuş, mahkeme başvuruyu ve gerekçelerini haklı bularak güven oylamasını geçersiz saymıştır. Bunun üzerine 28.6.1996 tarihinde hükümet istifa etmek zorunda kalmıştır. 

Bu hükümet döneminde; daha önce İHL müdürlüklerine bağlı olarak bünyede açılmış olan şubelerden 3’üne daha müdür ataması yapılarak bağımsızlaştırılmıştır. 

Sonuç olarak İHL sayısı 464’e ulaşmış, ÇPL İHL sayısı 31 (= 495) olmuş, AİHL 90, Yabancı Dil Ağırlıklı İHL sayısı 2 olarak kalmıştır. 

Necmettin Erbakan (RP+DYP Koalisyon) Hükümeti Dönemi

Mesut Yılmaz hükümetinin istifası üzerine; yeni hükümeti kurma görevi Necmettin Erbakan’a verilmiştir. Erbakan, 28 Haziran 1996 günü, kendisinin Başbakanlığı, DYP Genel Başkanı Prof. Dr. Tansu Çiller’in Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığı ile Dışişleri Bakanlığı görevini üstlendiği koalisyon hükümetini kurmuştur. 

İki parti arasında daha önce imzalanan koalisyon protokolü gereği bir yıllık görevden sonra Erbakan, 18 Haziran 1997 günü istifa etmiştir. Protokol şartlarına göre Cumhurbaşkanı Demirel’in yeni hükümeti kurma görevini Tansu Çillere vermesi beklenirken 20 Haziran 1997’de ANAP Genel başkanı Mesut Yılmaz’a vermiş, böylelikle Erbakan hükümeti sona ermiştir.

Erbakan Hükümeti döneminde; yeni açılan veya daha önce şube olarak açılmış iken müstakil müdürlük hâline getirilen herhangi bir İHL yoktur. Ancak, İHL Müdürlüklerinin bünyesinde 17 Anadolu İHL açılmıştır. Ayrıca 8 de ÇPL İHL açılmıştır. Neticede; 1996-1997 öğretim yıh itibariyle İHL’lerin genel toplamı şöyledir: İHL 464, ÇPL İHL 39 (= 503), bağımsız müdürlük hâlindeki 7 AİHL ile okul sayısı toplam 510’a ulaşmıştır. 

İHL müdürlüklerine bağlı olarak bünyede eğitim ve öğretime devam eden 100 AİHL ve yabancı dil ağırlıklı 2 İHL’nin de ayrı birer okul gibi mütalaa edilmesi hâlinde ise tamamı 612’ye ulaşmıştır ki bu maksimum sayıdır. 

Mesut Yılmaz’ın Üçüncü (ANAP+DSP+DTP+ Bağımsızlar Koalisyon) Hükümeti

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından 20 Haziran 1997 günü hükümet kurma görevi, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaza verildi. Yılmaz, ANAP+DSP+DTP+Bağımsız milletvekillerinden oluşan hükümetini 30 Haziran 1997’de kurdu.  

17 ay boyunca görev yapan bu hükümet “yolsuzluklar yaptığı” gerekçesiyle 25 Kasım 1998 günü TBMM’de yapılan oylama sonucunda; 209’a karşılık 312 oyla düşürülen Cumhuriyet tarihinin ilk hükümeti oldu. 

Bülent Ecevit’in Kurduğu Azınlık Hükümeti

7 Ocak 1999 günü yeniden hükümeti kurmakla görevlendirilen Bülent Ecevit’in kurduğu “azınlık hükümeti” 17 Ocak 1999 günü TBMM’den güvenoyu alarak göreve başlamıştır. Ancak bu hükümetin ömrü fazla olmamış, 18 Nisan 1999 günü siyasi genel seçimlere gidilmiştir. 

Bülent Ecevit (DSP+MHP+ANAP Koalisyon) Hükümeti Dönemi

18 Nisan 1999 günü yapılan siyasi genel seçimler sonucu hiçbir parti tek başına iktidara gelebilecek çoğunluğu elde edemedi. Ecevit’in beşinci defa kurmuş olduğu ve 11 Kasım 2002 tarihine kadar görev yapan bu hükümette MHP lideri Devlet Bahçeli ile ANAP lideri Mesut Yılmaz Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olarak görev üstlendiler.

Din Eğitimi El Kitabı'ndan (Grafiker:2017) kısaltılarak alınmıştır.

28 Şubat Süreci

1990’lı yıllarda İmam Hatip mezunlarının sayılarının artmasından rahatsız olan bir kesim, bu okul mezunlarının üniversitelerin hukuk, siyaset, eğitim gibi farklı bölümlerine yerleşmelerini ve bu yönde devlet kadrolarında atanmalarını, demokrasi ve laiklik ilkesinin tehlikeye girmesi olarak değerlendirmiştir. Bu kaygı 1990’lı yıllardan çok daha öncesine dayanmaktaysa da" özellikle bu dönemde, imam hatip lisesi mezunlarının kendi alanları dışında yükseköğrenim görmelerinin sakıncalı olduğuna dair fikirler ve bu konudaki istatistikler medyada yoğun bir şekilde tartışılmıştır. Bu okulların öğrenci ve öğretmen sayılarının çokluğu, meslek lisesi statüsündeki bir okuldan mezun olanlara bu kadar istihdam alanının olmadığı, mezunlarının farklı alanlara yöneldiği, bu okulların bir takım siyasal partilerin arka bahçesi olduğu gibi iddialar, bu okullara yapılan eleştirilerin gerekçeleri olarak sunulmuştur. Bu tartışmalarda, diğer bir kesim ise bu okulların kanunlara ve laiklik ilkesine aykırı olmadığım, bizzat Atatürk tarafından açılmasına müsaade edildiğini, ancak siyasetin bu okullar üzerindeki etkisinin bu okullara zarar verdiğini savunmuştur. 

28 Şubat 1997 tarihinde gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulunda alman kararların uygulama süreciyle birlikte, Türkiye’de eğitim ve din adına farklı bir döneme girilmiştir. MGK’nın 28 Şubat 1997 Tarih ve 406 Sayılı Kararında şu ifadelere yer verilmiştir: 

“Genç nesillerin körpe dimağlarının öncelikle Cumhuriyet, Atatürk, Vatan ve Millet sevgisi, Türk Milletini çağdaş uygarlık düzeyine çıkarma ülkü ve amacı doğrultusunda bilinçlendirilmesi ve çeşitli mihrakların etkisinden korunması bakımından;

  1. 8 Yıllık Kesintisiz Eğitim, tüm yurtta uygulamaya konulmalı.

  2. Temel eğitimi almış çocukların, ailelerinin isteğine bağlı olarak, devam edebileceği kuran kurslarının MEB sorumluluğu ve kontrolünde faaliyet göstermeleri için gerekli idari ve yasal düzenlemeler yapılmalıdır.  

  3. Cumhuriyet rejimine ve Atatürk İlke ve İnkılaplarına sadık aydın din adamları yetiştirmekle yükümlü, Milli Eğitim kuruluşlarımız, Tevhidi Tedrisat Kanununun özüne uygun ihtiyaç düzeyinde tutulmalıdır.” 

Kararlarda uygulanması istenen “8 yıllık kesintisiz eğitim” ile ilgili olarak, alınan karar, 16 Ağustos 1997’de yasalaşarak, 1998 öğretim yılından itibaren uygulamaya konmuştur. Alınan karar, o dönemde orta kısmı olan Anadolu, Kız Meslek vb. liseler ile birlikte İmam Hatip Liselerinin de orta kısımlarının kapatılması anlamına gelmektedir. Buna göre, mesleğe yönlendirme ortaokulu bitirdikten sonra yapılacaktır. Diğer meslek liseleri ile birlikte, imam hatip liselerinin ortaokul kısımlarına da 1998’den itibaren öğrenci kabul edilmemiştir. 

28 Şubat sürecinin bir diğer kararı ise imam hatip lisesi mezunlarının yükseköğretime geçişlerinde bazı sınırlamalar getirmektedir. 28 Şubat 1997 kararlarından sonraki süreçte İHL adına yaşanan gelişmelerden biri katsayı uygulamasıdır. Bu uygulama ile 1999’dan itibaren, üniversiteye girişte öğrencilerin orta öğretim başarı puanları, mezun oldukları lise tülüne göre hesaplanmıştır. Buna göre, düz lise mezunlarının orta öğretim başarı puanı 0,5 ile çarpılırken, meslek liselerinden mezun olanların puanı, kendi alanı dışında tercihte bulunmaları halinde 0,2 ile çarpılmaktadır. Dolayısıyla bu uygulamayla, meslek liseleri ve imam hatip liselerinde okuyan öğrencilerin kendi alanlarının dışında bir fakültede okuyabilme şansları oldukça düşmüştür. 2003 yılındaki yeni bir düzenlemede bu oran düz liseler için 0.8, meslek liseleri için 0.3 olarak değiştirilmiş ve aradaki fark daha da açılmıştır. Bu durumda meslek liseleri mezunlarının alanları dışında bir bölümde okumaları neredeyse imkânsız hale gelmiştir. 

1998’e kadar İHL çıkışlı öğrencilerin en çok tercih ettikleri ve yerleştikleri meslek alanı öğretmenlik programlan iken; ek katsayı uygulamasına geçişle birlikte bu öğrenciler çoğunlukla kendi alanlarındaki lisans programları olan ilahiyat fakülteleri ile 2006 yılında eğitim fakülteleri bünyesine alınan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliği programlarına yerleşebilmişlerdir. Hukuk ve siyasal bilgiler fakültesine yerleşen İHL mezunlarının sayısı ise oldukça düşmüştür. YÖK bu durumu, imam hatip liselerinin genel eğitim içerisinde ikinci bir kanal olma niteliğinin büyük ölçüde kaldırılması, olarak niteleyecektir. 

Uygulamalar sonucunda, imam hatip liselerinin öğrenci sayısında büyük bir düşüş yaşanmıştır. 1996-1997 öğrenim yılında İHL’nin orta ve lise kısmında toplam 511 bin 501 öğrenci öğrenim görmekte iken, 1997-1998 öğrenim yılında bu sayı 178 bin 46’ya düşmüştür. 2002-2003 yılında ise bu sayı 64 bin 534’e kadar gerilemiştir.

Prof. Dr.Mustafa Öcal'ın Osmanlı’dan Günümüze Türkiye’de Din Eğitimi (Dergâh: 2017) adlı kitabından kısaltılarak alınmıştır.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Dönemi

Abdullah Gül Hükümeti Dönemi (2002-2003)

3 Kasım 2002 tarihinde yapılan erken genel seçim sonrasında; kendisi de bir İmam-Hatip Lisesi mezunu olan Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarınca kurulmuş ve henüz 1,5 yıllık olan AK Parti 363 milletvekilliği kazanarak TBMM’ne girdi ve tek başına hükümet kurma hakkını elde etti. Ancak, R.Tayyip Erdoğan yıllar önce İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken Siirt’te okuduğu bir şiir dolayısıyla mahkûm olduğu ve milletvekili seçilebilmesine engel olan siyasi yasaklılık süresi devam ettiği için milletvekili adayı olamadı ve dolayısıyla TBMM’ne giremedi. Bundan dolayı Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer 16 Kasım 2002 tarihinde 58. hükümeti kurma görevini AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Gül’e verdi. 

Abdullah Gül, 18 Kasım 2002 günü T.C.’nin 58. hükümetini kurdu ve Bakanlar Kurulu üstesini kamuoyuna açıkladı. 14 Mart 2003 tarihine kadar görevde kalan bu hükümette Millî Eğitim Bakanı olarak Erkan Mumcu görev aldı. 

Tayyip Erdoğan’ın I. Hükümeti (2003-2007)

Seçimlerin 9 Mart 2003 tarihinde yenilenmesi kararlaştırıldı. Bu zamana kadar siyasi yasaklılık süresi dolan Erdoğan bu ilden aday oldu ve yapılan seçim sonucunda milletvekili olma hakkını kazanarak Parlamento’ya girdi. Erdoğan’ın kurduğu hükümet, 14 Mart 2003 günü Cumhurbaşkanı tarafından onaylandı ve göreve başladı.  

Gerek Abdullah Gül’ün ve gerek Tayyip Erdoğan’ın kurduğu AK Parti hükümetleri döneminde, 4 yeni İHL açılmıştır.

Tayyip Erdoğan’ın II. Hükümeti (2007-2011)

22 Temmuz 2007’de yapılan Milletvekilliği Genel Seçimleri sonrasında AK Parti yeniden tek başına iktidara geldi. Erdoğan 29.08.2007 günü kendisinin ikinci hükümetini kurdu. 

Bu hükümet döneminde 37 yeni İHL açılmıştır. 

Recep Tayyip Erdoğan’ın kurduğu ikinci hükümet döneminde genelde bütün mesleki ve teknik liselerin, özelde ise İHL öğrenci ve mezunlarını ilgilendiren üniversiteye girişte uygulanan katsayı meselesi uzun süre tartışma konusu oldu. Nihayet 2010 yılında tam olmasa da bu konu önemli ölçüde çözüme kavuşturuldu.  

01 Aralık 2011 Perşembe günü YÖK Başkanlığınca yapılan açıklamayla, son iki seneden beri lise ve meslek liselerinin ortaöğretim başarı puanlarının hesaplanmasında uygulanan 0.13 ile 0.15 rakamları da kaldırılmıştır.

Tayyip Erdoğan’ın III. Hükümeti (2011-2015)

12 Haziran 2011 günü yapılan siyasi genel seçimler sonrasında AK Parti üçüncü defa seçimden galip çıkmış ve yeniden iktidara gelmiştir. Recep Tayyip Erdoğan kendi adına üçüncü hükümetini kurarak göreve devam etmeye başlamıştır.   

1997-2012 Öğretim Yılları Arasında Görülen Sayısal Değişim

Kamuoyunda 28 Şubat (1997) Süreci olarak anılan dönemde (1997-1998 öğretim yılında) müstakil/ayrı müdürlük hâlindeki İHL sayısı 505 idi. Bunlardan 7’si AİHL, 498’i ise İHL idi. Ancak 100 yerleşim merkezindeki İHL Müdürlüğünün yönetim ve denetiminde AİHL de kabul etmemiz hâlinde toplam sayı 605’e ulaşmakta idi. 

2002-2003 öğretim yılına kadar istatistikte 100 AİHL ayrı müdürlük olarak, bu tarihten itibaren birleşik olarak gösterilmiştir. Bundan dolayı bir evvelki yıl ile bir sonraki yıl arasında ciddi farklılık olduğu göze çarpmaktadır. 1997-1998 öğretim yılındaki müstakil müdürlük sayısını esas alırsak 505 okul 2003-2004 yılına gelindiğinde 452’ye gerilemiştir. Bu demektir ki 6-7 yıllık bir zamanda 53 İHL ve AİHL kapatılmıştır.

Kültür Sayfası