Türk Kültür Bölgesi Ülkeleri Üzerine Notlar

AZERBAYCAN

Tabiat Şartları ve İklimi

Azerbaycan’ın topraklarının büyük kısmı bir ovadan meydana gelir.[1]

Azerbaycan genel olarak yazları kurak ve sıcak geçer bir bozkır iklimine sahiptir.  [2]

Ekonomi

Azerbaycan’da elverişli iklim şartlan, çeşitli tarım ürünlerinin yetişmesine imkân sağlamıştır. [3]

Azerbaycan madenler bakımından çok zengin bir ülkedir. Yakıt madenlerinin başında petrol ve doğal gaz gelir. Azerbaycan’ın 5 milyar ton petrol rezervi bulunmaktadır. Özellikle Küçük Kafkaslar bölgesi, önemli metal madenleri yataklarına sahiptir.  [4]

Azerbaycan’da sanayi faaliyetleri, giderek gelişmektedir. Tarıma dayalı hafif sanayinin yanında, son yıllarda ağır sanayiye de önem verilmiştir. Petrol ve doğal gaz endüstrisi gelişmiş ve makine yapımı da önem kazanmıştır. Bakü çevresinde; petrokimya endüstrisi yanında, çelik, alüminyum, gemi inşa, lastik sanayi de gelişmiştir. [5]

Yüksek kaliteli petrolü ve doğal gazı Azerbaycan’ın hem enerji ihtiyacını hem de bu iki maddeye duyulan muhtelif sahalardaki ihtiyacını çok rahat olarak karşılayabilmektedir. [6]

Azerbaycan'ın en önemli sanayi kolunu petrokimya sektörü oluşturmaktadır. [7]

Tarih

19.Yüzyılın başlarında Rus işgalleri başlamış ve 1828 Türkmençay Antlaşması ile Kuzey Azerbaycan Rusya’ya, Güney Azerbaycan ise İran’a bırakılmıştır. [8]

1918’debağımsız Azerbaycan Cumhuriyeti kurulmuş ise de 1920 yılında Kızılordu Azerbaycan’ı işgal etmiştir. [9]

1991 yılında ise, Azerbaycan bağımsızlığını ilân etmiştir.[10]

Başkentini Bakü oluşturur. Şehrin nüfusu 1,2 milyonu aşar.  [11]

295.000 kişinin yaşadığı Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nde ise tamamıyla Azeriler yaşar. Ancak bu cumhuriyetin Azerbaycan ile kara bağlantısı yoktur. [12]

Azerbaycan toprakları içinde. Dağlık Karabağ Bölgesi vardır. 188.000 kadar kişinin yaşadığı bu bölgede, nüfusun etnik yapısı Ermeni ağırlıklıdır. Bu nedenle, bu bölgenin Ermenistan’a bağlanma talepleri vardır. [13]

Güney Azerbaycan Konusu

Azerbaycan 1828 yılında Çarlık Rusya’sı ile İran Şahlığı arasında taksim edilmiş, yani ikiye bölünmüş bir ülkedir. Nüfusu 7.220.000 (1991), yüzölçümü ise 86.600 km2’dir.  İran’ın işgali altında kalan ve 113.000 km2’lik bir sahayı ihtiva eden Güney Azerbaycan’ın nüfusu ise yaklaşık 18.000.000 civarında bulunmaktadır. Güney Azerbaycan'ın baş şehri Tebriz’dir. [14]

Van Gölü’nün bir buçuk katı olan Urmiye Gölü Güney Azerbaycan’ın önemli bir parçasını teşkil eder. Güney Azerbaycan, Karabağ bölgesi hariç ovalardan meydana gelmiştir. [15]

KAZAKİSTAN

Ülkenin toplam yüzölçümü 2.717.300 Km2 kadardır. Bu yüzölçümü ile Kazakistan, Türk Dünyası'nın en büyük alanlı ülkesidir. Ne var ki, ülke topraklarının büyük bir bölümü, çöl ve verimsiz, bozkırlardan oluşur. [16]

Kazakistan’ın büyük kısmı ovalık ve bozkırlardan meydana gelmektedir. [17]

Özellikle vadi ve ovalarda çok sert bir kara iklimi hâkimdir.  [18]

Ülkenin batısında yer alan Hazar Denizi, dünyanın en büyük iç denizidir. Diğer büyük göller ise; Aral, Balkaş’dır. Ülkede bunların yanında irili-ufaklı, 48.200 kadar göl ve gölet bulunur. Göllerin çoğunluğu yazın kururlar. Ülkenin en büyük gölü olan Aral, bölgede çok sayıda açılan sulama kanalları sonucunda kuruma aşamasına gelmiştir. [19]

Başkenti memleketin güneydoğu köşesinde bulunan Almatı şehridir. [20]

Kazakistan’ın doğu ve güneydoğu kısımlarını kaplayan dağ silsileleri Altay, Tarbağatay ve Tiyan-Şan (Han-Tengri) dağ sistemine dâhildir. [21]

Dağlar yükseklik derecelerine göre, muhtelif bitkiler ile kaplıdır. Orman, umumiyetle azdır. Yüksek yerlerde çam ormanları vardır. Altay dağları ve Sibirya ovaları manzaralı bir ormanlığa sahiptir. Tiyan-Şan (Tanrı Dağları) kendine mahsus çam ağaçlan ile kaplıdır. [22]

Etnik

Kazak Türkçesi, Kuzey Kıpçak Türk Dil grubuna dâhil bir Türk dili şivesini teşkil eder. [23]

1989’da yapılan nüfus sayımına göre nüfusu 18 milyonu aşmıştır. 18 milyonluk nüfusun 8,3 milyonu Kazak Türklerine, 6,4 milyonu Ruslara, 1 milyonu Ukraynalılara, 2,3 milyonu da Alman, Beyaz Rus, Koreli, Polonyalı, Moldovyalı, Yahudi, Dungan ile Tatar, Özbek, Uygur, Azerî, Çuvaş ve Başkurt Türklerine aittir. [24]

Ekonomi

Ekonomik coğrafya bakımından Kazakistan toprakları, dört bölgeye ayrılır. Birinci bölgeyi teşkil eden Batı Bölgesi, daha ziyade koyun yetiştiriciliği ve tarım ürünleri işlemesi önemlidir. Petrol, tuz ve fosfat madenlerine dayalı kimya endüstrisi gelişmiştir. [25]

Orta ve kuzey kesimi oluşturan ikinci bölge, buğday ve darı ekimine elverişlidir. Gübrelemenin uçaklarla yapıldığı tarım alanları, İrtiş ırmağının sularıyla sulanır. Sığır ve koyun yetiştiriciliği önem kazanan bu bölgede, kömür, bakır, demir, boksit, volfram, manganez, kurşun, barit maden rezervleri çoktur. [26]

Üçüncü bölgeyi teşkil eden Doğu kesimi, yarı göçebelerin sığır ve koyun besleme alanlarıdır. Çok zengin kurşun, çinko, gümüş ve altın yataklarıyla dikkati çeker. [27]

Aral gölünden Çungarya Kapısı’na kadar uzanan Güney Bölgesi, Kazakistan’ın nüfus ve tarım bakımından en canlı olan bölgesidir. Bölgede Siriderya ve İli ırmaklarının sularıyla sulanan çok geniş tarım alanları vardır. Bu bölgede başta pamuk olmak üzere, diğer tarım ürünleri de üretilir. Vahalarda üzüm bağları yoğunluk kazanır. Ülke koyunlarının yarısı bu bölgede beslenir. Ülkenin başkenti Almatı ve diğer önemli büyük şehirlerinin yer aldığı bu bölgede, kimya ve metalürji sanayi gelişmiştir. [28]

Kazakistan tabii zenginlikler bakımından büyük bir hazinedir. II.Dünya Harbi öncesinde (1936) çıkarılan kömür miktarı 51,3 milyon ton idi. Bugün bu rakam 140 milyon tonu bulmuştur. Ural-Emba havzasında zengin petrol ve doğalgaz yatakları keşfedilmiştir. Bakır madeni 9,8 milyon ton ile o yıllarda Sovyetlerin istihsal ettiği bakır madeninin % 57,4’ünü karşılardı. Kurşun 2,4 milyon ton ile Sovyet döneminin ihtiyaç duyduğu kurşunun % 56,3’ünü karşılamıştı. Çinko 4,4 milyon ton istihsal edilir ki bu da Sovyet döneminde çıkarılan Çinkonun % 49,8’ini teşkil etmiştir. [29]

Tarih

Kazak Türklerinin İktisadî durumu, son elli yıla kadar umumiyetle hayvancılık ve bundan elde edilen maddelere dayanıyordu. Başkurdistan'ın işgalinden sonra, bilhassa XVIII. asrın başlarından itibaren Ruslar, Kazak bozkırlarını işgal etmiştir. Mümbit arazilerinin önemli bir kısmı ellerinden alınan Kazakların İktisadî hayatı oldukça çalkantılı geçmiştir. 1854 ve 1893’de Rus hükümetinin aldığı kararlar ile pek çok Rus göçmeni Kazak Türklerinin topraklarına yerleştirilmiştir. [30]

Rus istilası üzerine Başkurtlar İstanbul’a elçi ve mektuplar göndererek memleketlerinin kurtarılması için yardım istemişlerdir. Bir cevap verilmeyince Başkurt prenslerinden Murad Han 1708’de İstanbul’a gelmiş ve Osmanlı hükümetinden ülkesinin kurtarılması için resmî yardım talebinde bulunmuştur. Buna karşı da “Padişahı ve Kırım ilanının Moskoflarla sulh yapmış olduğu” ileri sürülerek Murad Han’a istediği yardımın yapılamayacağı söylenmiştir. [31]

Kazaklar sonunda kendi millî kahramanlarını, tarihlerini ve kültürlerini rahatça öğrenme imkânına kavuşmuşlardır. Bu ise, Kazaklarda millî şuurun hızla gelişmesini sağlamıştır. [32]

ÖZBEKİSTAN

Başkenti tarihî Taşkent şehri olup, 2 milyon nüfusa sahiptir. Sovyetler Birliği’nin parçalanmasından sonra 20 Haziran 1991’de istiklâline kavuşmuştur. [33]

Güneydoğuda yer alan dağlar, Altay ve Tanrı dağlarının batı uzantılarıdır. Doğu kesiminde yer alan Fergana çöküntü havzasını çevreleyen dağların yükseltisi, 3500 - 4500 m. arasında değişir.  [34]

Sıradağların arasında oldukça verimli vadiler yer almaktadır. Orta Asya’nın en geniş ve verimli vadisi olan Fergana havzası, Özbekistan’ın doğu kesiminde yer alır. Andican, Hokand ve Fergana gibi kalabalık şehirler bu vadide kurulmuşlardır. Daha güneyde Zerafşan vadisi vardır. Buhara, Semerkant gibi tarihi şehirler, Zerafşan vadisinde yer almaktadırlar. Zerafşan vadisinin güneyinde Kaşkaderya havzası, güneydoğusunda Surhanderya havzaları uzanırlar. Şüphesiz bu vadiler, Özbekistan’ın birer can damarıdırlar. [35]

Özbekistan’ın % 80'ini düzlük alanlar oluşturur. Kuzeybatı bölümünü oluşturan Turan Ovası, Aral gölü çevresinde yükseltisi 60 - 90 m. arasındaki Turan Ovasının güneydoğusunda, Özbekistan’ın orta bölümünde, Kızılkum çölü yer almaktadır. Ülkenin kuzeybatısında Aral Gölü, Üst Yurt Platosu ve Amuderya deltası vardır. Delta bölgesinde, birçok göl çanakları, kuru akarsu yatakları ve bataklıklar göze çarpar. [36]

Özbekistan’da diğer Batı Türkistan cumhuriyetlerinde olduğu gibi kara iklimi hâkimdir. Yazlar uzun, kurak ve sıcak geçerken, kışlar kısa ve soğuk geçmektedir.  [37]

Özbekistan’da irili ufaklı 600 kadar akarsu vardır. Tüm bu akarsular, doğudaki dağlık alanlardan kaynağını alır. En önemli nehirlerini oluşturan Siriderya, Özbekistan’a Fergana vadisini hediye etmiştir. Zerafşan nehri ise, Semerkant ve Buhara ovalarına hayat verir. Amuderya ise diğer önemli akarsuyudur.[38]

Özbekistan’ın Turan Ovası ve Kızılkum çöllerinde, çöl ve bozkır bitkileri hâkimdir. Dağların alçak bölümleri çölümsü bitkilerle kaplıyken, yüksek yamaçlarda step türleri yaygındır.  [39]

Tarih

Özbek Han (1282 - 1342), Kıpçakların hükümdarıydı. Özbek Han ve halkı İslâmiyet’i kabul edince, Müslüman Kıpçaklara “Özbek” denmeye başlanmıştır. [40]

Nüfusun % 89'u Türk’tür ve Müslümandır.

Sovyet Rusya kaynaklarına göre; Bağımsız Devletler Topluluğu içerisinde 17 milyon kadar Özbek yaşamaktadır. Oysa Özbek kaynaklarına göre bu sayı, 25 milyon dolayında olduğu belirtilmektedir. Öte yandan Tacikistan nüfusunun % 25 kadarını Özbekler oluşturur. Ayrıca Bağımsız Devletler Topluluğu dışında çok sayıda Özbek yaşamaktadır. Sadece Afganistan’da 5-6 milyon Özbek vardır. [41]

Özbekistan çok zengin bir tarihi kültüre sahiptir. Türk Dünyası’nın önemli kültür merkezlerindendir. İbn-i Sina, Uluğbey, Ali Kuşçu, Emir Timur gibi Türk ünlüleri, Özbekistan’ın yetiştirdiği ünlü şahsiyetlerdendir. [42]

Başkent olan Taşkent, M.Ö. ile 200 yıllarında kurulduğu bilinmektedir. Taşkent’in nüfusu, 1936 yılında 490.000 iken, günümüzde (1995) ise 2,2 milyona ulaşmıştır. Özbekistan’ın iki önemli tarihi şehri, Semerkant ile Buhara’dır. [43]

Semerkant’da çok sayıda tarihi eser bulunmaktadır. Medreseler, türbeler, külliyeler ve camiler şehrin her tarafına yayılmıştır. 1437'de Uluğ Bey tarafından yaptırılan ve kalıntıları 1908’de ortaya çıkarılan gözlemevi, Semerkand’ın geçmişte büyük bir bilim ve teknik şehri olduğunu ortaya koyar. Semerkant, Orta Asya’da gerçek bir İslâm sanatı ve medeniyetinin müzesi gibidir. [44]

Fergana vadisinin adını alan Fergana şehri, Alay dağlarının eteğinde, Fergana vadisinin güneyinde yer alır. Fergana, aynı zamanda kültür, sanayi ve ticaret merkezidir. Fergana’nın nüfusu 1993’de 226.500 kişi kadardır. [45]

Fergana vadisinin batısında yer alan Hokand, 10. Yüzyılda, Havakend adıyla kurulmuştur. Hokand’ın nüfusu 1936’da 45.000 kişi kadarken, 1993’de 182.000 kişiye ulaşmıştır. Hokand, bugün bölgenin önemli bir kültür ve sanayi şehridir. [46]

Ekonomi

Özbekistan Türk Cumhuriyeti’nin iktisadi yapısını, tarım ve hayvancılık oluşturur. Fergana, Zerafşan, Taşkent ve Nukus ovaları, önemli tarım bölgeleridir. [47]

Özbekistan milli gelirinin %75’den fazlası tarım sektöründen karşılanır. Tarım alanlarının büyük bir bölümü pamuk ekimine ayrılmıştır. Pamuktan sonra ikinci sırayı pirinç alır.[48]

Özbekistan’da, sığır besiciliği önemli bir uğraşıdır. [49] 

Özbekistan, yeraltı kaynakları bakımından oldukça zengindir. Petrol, doğal gaz, altın, kömür, bakır, çinko, kurşun, molibden, uranyum gibi değerli maden yatakları vardır. Altın üretiminde BDT ülkeleri arasında Rusya’dan sonra ikinci sırada yer alırken; dünyada 7. büyük altın üreticisi durumunda olan ülkenin, diğer önemli maden kaynakları, gümüş, bakır, demir, kurşun, çinko, volfram, uranyum ve tungstendir. Buhara bölgesinde zengin doğal gaz yatakları yer alır. Kızılkaya ve Kök - yangak bölgelerinden kömür yatakları, 2. Dünya Savaşımdan sonra işletilmeye açılmıştır. Taşkent’in güneyinde bulunan Üçkuduk kasabası yakınlarında zengin uranyum cevheri yatakları bulunmaktadır. [50]

Özbekistan dünyada yedinci büyük doğal gaz üreticisi ülke konumuna gelmiştir. [51]

Nüfus

Bugün 22 milyonu geçen Özbekistan Cumhuriyetinin nüfusunun %88’ini Türkler oluşturmaktadır, %12’isini ise Ruslar, Ukraynalılar, Koreliler ve Yahudiler oluşturmaktadır. Özbek Türklerinin kendi nüfusları ise %72’yi oluşturur. Ruslar %10, Ukraynalılar, Koreliler ve Yahudiler %2 nispetinde nüfusu oluştururlar. Kazak, Kırgız, Tatar, Türkmen, Karakalpak ve Tarikler ise nüfusun %16’sını meydana getirmektedirler. [52]

Karakalpakistan

Özbekistan’ın kuzeydoğusunda, Amuderya’nın aşağı sahili ve deltası ile yakın çevresindeki step ve çöllerde; Karakalpaklar yaşamaktadır. Bu nedenle bu bölgeye Karakalpakistan adı verilir. [53]

1924 yılında Kazakistan cumhuriyetlerine dâhil olmuş Karakalpaklar özerk bir eyalet konumunda kalmışlardır. Çok geçmeden 2 yıl sonra, Karakalpakistan Özerk Cumhuriyeti olarak Sovyet Rusya’ya dâhil edilmiştir. 1936'da ise aynı statüde, Özbekistan Cumhuriyetime bağlanmıştır. Aynı yıllarda, Karakalpak yurdunun yüzölçümü 206.000 km2, kadar olup, 400.000 kadar nüfusu vardı. Bu nüfusun %38'ini (152.000) Karakalpaklılar, %28'ini Kazaklar, %28'ini Özbekler ve %3'ünü Türkmenler oluşturuyordu. [54]

Karakalpaklar’ın bir kısmı göçebe hayat sürer ve göçebe hayvancılık yaparlar. Bir kısmı, Aral gölünde balıkçılıkla geçimlerini sağlarlar. Yine bir kısmı tarımla uğraşırlar ve genelde sebze meyve yetiştirirler. Aral gölünün kurumaya ve kirlenmeye yüz tutmasıyla birlikte, balıkçılıkla geçimini sürdüren fakir Karakalpak halkı, pamuk tarımı ve hayvancılığa doğru yönelmişlerdir. [55]

TÜRKMENİSTAN

Türkmenistan’ın yeryüzü şekilleri son derece düz ve sadedir. Dağlar, daha ziyade doğu ve güney sınırları yakınlarında yer alır. Dünyanın en büyük kum çöllerinde biri olan Karakum Çölü (350.000 Km2), ülkenin büyük bir bölümünü (%90'nı) kaplayarak, Kazakistan’a doğru uzanır. [56] 

Ülkenin doğu ve güneyinde yer alan Kugitang ve Kopet dağlan (2942 m.), Alp-Himalaya sisteminin bir parçasıdırlar. [57]

Türkmenistan’ın en önemli akarsuyu, Amuderya (Ceyhun) nehridir. [58]

Türkmenistan’da çöllerden başka, vaha bölgesi yer alır. Kopet, Murgab, Orta ve Aşağı Ceyhun başlıca vahalardır. Ancak bu vahalar, Karaboğaz gölünün doğusunda yer alan Turan ovasında ve Amuderya (Ceyhun) kıyılarında yoğunluk kazanmaktadır. Vahalar ve yaylalar, aynı zamanda yoğun yerleşme ve tarım bölgeleridir. [59]

Yeryüzü şekillerinin, iklim üzerindeki etkisi büyüktür. Ülke yüzölçümünün büyük bir bölümü çöl oluşturması ve güneyden dağlarla çevrili olması, sert ve karasal iklimin ortaya çıkmasına neden olmuştur.  [60]

Türkmenistan’da, vadi ve platolar dışında kalan geniş alanlara, çöl bitkileri ve bozkırlar kaplar. [61]

Türkmenistan'ın en geniş bölgesi 350.000 km2 lik bir alanı işgal eden Kara-Kum Çölü’dür ki, bu aynı zamanda dünyanın en önemli çöllerinden birini teşkil eder. Buna göre Türkmenistan, biri çöl, diğeri vaha bölgesi olmak üzere iki bölgeden meydana gelir. Ülkede akarsuların sayısı oldukça azdır. [62] 

Türkmenistan yağış yönünden oldukça fakır bir ülkedir. Ülkenin bu kuraklığını Tecend ve Murgab nehirleri ile Amu-Derya nehrinin %20 suyunu alan Kara-Kum kanalının suları giderir. Bu üç nehirden Kara-Kum nehrinin suları Türkmenistan’a büyük hayat vermiştir. Binlerce dönüm yeri sulanan arazilerde bol miktarda pamuk yetiştirilir. [63]

Nüfus

Bugünkü Türkmenistan Cumhuriyeti’nin nüfusu 4 milyona yaklaşmış bulunmaktadır. Bu 4 milyonluk nüfusun 3 milyonu Türkmenlere, 1 milyonu da diğer milliyetlere aittir. Bu arada 2 milyon civarında Türkmen İran Horasan’nında, 1 milyona yakın Türkmen de kuzey Afganistan’da yaşamaktadır. Bugünkü Türkmenistan nüfusunun %73’ünü Türkmenler, %9’unu Ruslar, %9’unu Özbekler, %2,5’unu Kazaklar teşkil eder.  [64]

Tarih

1917 devriminden sonra, Rus Askerleri, Türkmenistan topraklarından geri çekilmişlerdir. Ancak bunu fırsat bilen İngilizler bölgeyi istila ettiler. 1920-1921 ’de Rus orduları, tekrar Türkmenistan’a girdiler ve Sovyet Rejimini uygulamaya başladılar. 1991 ’de bağımsızlığını ilân etmiştir.[65]

Ekonomi

448.100 km.2 olan Ülkenin toplam yüzölçümünün, % 78’i (350.000 km.2) Karakum çölü tarafından kaplanmıştır. Ancak 1951 yılında yapımına başlanan ve 1958’de tamamlanan Karakum sulama kanalları sistemi, Karakum çölünün güney ve güneybatı yarısında 1,5 milyon hektar arazinin tarıma açılmasını sağlamıştır. [66]

Türkmenistan, yeraltı kaynakları bakımından çok zengindir. Doğal gaz, petrol, kömür, mineral tuzlar, sülfür, alüminyum, kükürt, potasyum, kurşun, nitrojen, magnezyum, krom, iyod ve sodyum sülfat başlıca yeraltı kaynaklarını oluşturur. [67]

Ülkenin petrol rezervi 1,1 milyar ton olarak kabul edilmektedir. Doğal gaz rezervi 2,67 trilyon m.3 olarak hesaplanmaktadır.  [68]

Hayvancılığın gelişmesi hayvan ürünleri ile ilgili bir endüstri dalının oluşmasına sebep olmuştur.[69]

KIRGIZİSTAN

Kırgızistan çok dağlık bir ülkedir. Dünyanın yüksek ülkeleri arasında yer alır. [70]

Doğu’da Tanrı Dağlan (Tiyan- Şan)’nın orta kısmı (Han Tengri, 7.000 m.) ve Güney Doğu’da Kaşgar ve Kök-Şal dağları ile hudutlanır. [71]

Dağlık bir bölgede olan Kırgızistan’da çeşitli göller oluşmuştur. Dünyadaki en büyük krater göllerinden biri olan Issık-Kül Kırgızistan’da bulunmaktadır. [72]

Kırgızistan’da genel olarak karasal bir iklim hüküm sürer. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve kar yağışlıdır. Ülkenin diğer Türk ülkelerinden daha yüksek oluşu, kışların daha şiddetli geçmesine yol açmaktadır. [73]

Ülke topraklarının %6'sı ormanlarla kaplıdır. [74]

İdarî yönden beş bölgeye ayrılan Kırgızistan’da, bu bölgeler aynı zamanda coğrafi bölge olarak da bilinir. Bu bölgeler şunlardır: Bişkek, Issık-köl, Tanrı Dağlan (Tiyan-Şan), Celâlâbâd ve Oş’dur. [75]

İdarî bakımdan olduğu gibi, İktisadî bakımından da ülke bölgelere ayrılmıştır. Bu İktisadî bölgeler şunlardır: [76]

  1. Fergana: Ülke nüfusunun %42’sini barındıran bu vadinin pamuk, ziraat ve hayvan üretiminde de başta geldiği bilinmektedir.

  2. Çu ve Kebin vadileri ile Ala-Tav etekleri: Bu bölge de ziraat, tütün ve hayvan üretiminde önde gelir.

  3. Talas vadisi: Ziraat, tütün ve hayvan beslemede önde gelen bölgelerden biridir.

  4. Issık-Köl havzası: Hayvan besleme, afyon ve hardal yetiştirmede önemli bir merkezdir. Tanrı Dağlan (Tiyan-Şan) bölgesi hayvancılıkta ve ziraatçılıkta ileri gitmiştir.

 

Tarih

Tarihi kaynaklara göre “Kırk Oğuz” kelimesinden Kırkız a dönüştürülmüş halidir. Diğer bir görüşe göre, Kırgız; öldürülemez, boyun eğdirilemez erkek” anlamına geliyor. [77]

1865 - 1876 yılları arasında Hokand hanlığı ile birlikte Kırgızistan, Rusya’nın işgaline uğradı. Rusların bölgede Türk nüfusunu zorla işçi yapmak istemesi, 17 Temmuz 1916'da “Milli İsyan”a dönüştü. Söz konusu bu isyan çok kanlı bastırıldı. Ayaklanmaya katılan ve katılmayan milyonlarca Türk kılıçtan geçirildi. 1991'de bağımsızlığını ilan etti. [78]

Nüfus

Kırgızistan’ın nüfusu; 1936’da 1,3 milyon, 1980'de 3,6 milyon, 1989 da 4.258.0 ve 1993’de 4.549.000'e ulaşmıştır. 2007 yılı tahmini nüfusu 5.284.149 kişi olarak hesaplanmıştır. [79]

Başkent Bişkek’in 1996’da 700.000’e ulaşmıştır.  [80]

Diğer Türk Cumhuriyetlerinde olduğu gibi, Çarlık ve Sovyet dönemlerinde Kırgızistan’ın en verimli topraklarına Rus göçmenleri iskân edilmiştir. Dolayısıyla, hem cumhuriyette olduğu gibi, bugün Kırgızistan’da da önemli sayıda Rus nüfus bulunmaktadır. 250 bin civarındaki Ukraynalılar ile Almanları da ilâve ettiğimiz zaman 1.250.000 civarında Rus nüfusun Kırgızistan’da yaşadığı görülmektedir. Yalnız, burada hemen belirtmekte fayda vardır ki, son üç yılda 160 bin Rusun Rusya Federasyonuna güç ettiği belirtilmektedir. Kırgız Türkleri, diğer Türk gruplan ile birlikte ülke nüfusunun üçte ikisini teşkil etmekledir. Üç milyon civarındaki bu nüfusun 2,2 milyonunu Kırgız Türkleri teşkil eder. [81]

Ülke nüfusunun 800 bine yakınını da öteki Türk boyları teşkil etmekledir. Bugün, diğer Türk Cumhuriyetlerinde, Doğu Türkistan’da ve Afganistan da iki milyonu aşkın Kırgızistan Türk’ü yaşamaktadır. Böylece bugün yeryüzünde 4,5 milyon Kırgız Türk’ünün yaşadığı anlaşılmaktadır. [82]

Ekonomi

Göçebe hayatı seven Kırgızlar, Rusların zorunlu iskana tabi tutmaları sonucu vadi tabanlarında yerleşmişlerdir. Bu nedenle ülkenin en önemli geçim kaynağı tarım ve hayvancılık oluşturur. Vadi tabanlarında çok gelişmiş bir tarım uygulanır. Ülke yüzölçümünün %37,5'unu oluşturan Fergana vadisi (72.000km2.), Kırgızistan nüfusunun %42'sinden fazlasını barındırır.  [83]

Kırgızlar, daha ziyade dağlık bölgelerde hayvancılıkla uğraşırlar. Hayvancılıkla uğraşan Kırgızların çoğu, ilkbahar sonu ve yaz mevsiminde köylerini terk ederek, daha yüksek yaylalara göç ederler. Koyun ve at en fazla beslenen hayvanlardır.  [84]

Ülkenin başlıca yeraltı zenginliklerini kömür, ham petrol, doğalgaz, ham çelik, civa, antimuan, çinko, kalay ve tungsten teşkil etmektedir. [85]

Kırgızistan’da sanayi gelişmemiştir. [86]

TACİKİSTAN

Tacikistan, son derece yüksek dağlarla çevrilidir. Topraklarının yarısından fazlası 3000 m.nin üstündedir. Toplam alanın ancak % 20 sinin yükseltisi 1000 m.nin altındadır. Ülkede, Tanrı dağlarının batı ve güney uzantıları ile Pamir - Alay dağ sisteminin zirveleri yer almaktadır. [87]

 

Sert bir kara iklimi hüküm sürer. [88]

Tarih

“Tacik”, önceleri Arap, sonraları ise İranlı anlamında kullanılan bir kavim adıdır. [89] 

1868'de Buhara, 1876'da Hokand ve 1885’de Pamir’i alan Ruslar, Tacikistan’ı tamamen istila ettiler. 1992'de Bağımsız Tacikistan Cumhuriyeti kuruldu. [90]

Nüfus

Tacikistan’ın nüfusu; 1936 yılında, 1,3 milyon dolayındaydı. Ülkenin nüfusu, 1980'de 3.915.000 iken, 199l'de 5.112.000'e ve 1993’de 5.423.000'e ulaşmıştır. 2007 yılı tahmini nüfusu 7.076.598 kişi olarak hesaplanmıştır. [91]

Ekonomi

Tacikistan’da ekili-dikili alanların oranı (toplam yüzölçümün % 5,2’si) çok düşük olmasına rağmen, tarımsal yoğunluk oldukça yüksektir. [92]   

Ülkenin güneybatı ve kuzeydoğusunda yer alan vadilerde, toplam tarım alanının %40’ını bulan geniş topraklarda, pamuk tarımı yapılır. Ayrıca pirinç, üzüm yetiştirilir ve ipekböcekçiliği yapılır. Hayvancılık önemli bir uğraşıdır. Ülke arazisinin %26’dan fazlası, çayır ve otlaklardan oluşur. Kışlak adı verilen köylerin en önemli gelir kaynağını hayvancılık oluşturur. [93]

Tacikistan’ın petrol ve doğal gaz üretimi, tamamıyla Fergana havzası üretim bölgesinden yapılır. Ayrıca madenler olarak, demir, çinko, kurşun, antimon, civa, altın, kalay ve tungsten yatakları işletilmektedir. [94]

MOĞOLİSTAN

Moğolistan Halk Cumhuriyetinin arazisinin büyük bölümü yayla görünümündedir. Yalnız ülkenin güneydoğusunda Gobi Çölü yer alır.  [95]

Moğolistan ve Gobi Altayları batıdan güneydoğuya doğru uzanır. [96]

Moğolistan’ın büyük bölümünde, az yağış ve büyük sıcaklık değişikliklerine sahip, sert bir kara iklimi hüküm sürer. Kışın ırmaklar ve göller donar. Kuvvetli toz ve kum fırtınaları görülür. [97]

Kuzeydeki nehir vadileri, bilhassa Selenga ve Orhon verimlidir. [98]

Nüfus

2007 yılı itibariyle, nüfusu 2.951.786’dır. Moğolistan nüfusunun %76’sını Halha Moğolları, % 8’ini diğer Moğollar, % 5’ini Kazak Türkleri, kalanını diğer Türkler, Ruslar ve Çinliler meydana getirir. [99]

En kalabalık Moğol azınlık grupları, batı eyaletlerinde yaşayan Oryatlar ve Ulan Bator’un kuzeyinden itibaren Sovyet sınırına kadar, esas olarak Selenga Vadisinde oturan Buryatlardır.  [100]

Müslüman Kazak Türkleri, Moğol olmayan en kalabalık azınlık grubu olup ülkenin batı kesiminde muhtar bir araziye sahiptirler. Sınırlı sayıdaki Ruslar, Ulan Bator ve diğer yerleşim merkezlerinde bulunur. [101]

Moğolistan, Dünyanın en seyrek nüfuslu ülkelerinden birisidir. Ayrıca, nüfusun büyük bir bölümü belli başlı merkezlerde toplanmıştır. Örneğin, başkent Ulan Bator’da toplam nüfusun 1/3'ünden fazlası yaşamaktadır. [102] 

Ekonomi

Moğolistan ekonomisi esas itibariyle hayvancılığa dayanır. Sayısız kampanya ve teşviklere rağmen, çiftlik hayvanlarının toplam sayısı 40 yıldır artırılamamıştır. [103]

Ormanlar tükenme noktasına gelmiştir, yıllık ağaç kesim kotası ormanların sürdürülebilirlik düzeyinin çok üstündedir. Ayrıca kaçak yollardan ağaç kesimi de çok fazladır. Kesilen toplam ağacın %80'i kaçak yollardan kesilmektedir. [104]

Tarih

Moğolistan, Türk tarihinde ve Türklerin geçmişinde önemli yer tutmuş ve ilk anayurtlarının bir parçası olmuştur. Ayrıca Türklerin ilk bilinen yazılı metinleri Orhun Yazıtları ve Yenisey Nehri kıyısındaki Kırgızların mezar kitabeleri bu bölgededir. Bu anıtlar Bilge Kağan ile Kültiğin adına dikilmiş, Yuluğ Tiğin tarafından yazılmıştır. Türklerin birleşik Hanlığı Moğolistan’da 546'da Orhun Nehri kıyısında kurulmuştur. Bölge 840’ta Uygur Türklerinin egemenliğine geçmiştir. [105]

Moğolistan Halk Cumhuriyeti içinde Türk nüfusunun 152.000 kadar olduğu tahmin edilmektedir. [106]  

KIBRIS

Kıbrıs Adası, Akdeniz’in kuzeydoğusunda yer alır ve Akdeniz’in üçüncü büyük adasıdır. [107]

Tarih

Kıbrıs adası 307 yıl Osmanlı yönetiminde kalmış ve 1878’de İngiltere ile yapılan özel bir anlaşma ile Osmanlı İmparatorluğu’na bağlı kalmak şartıyla idaresi İngiltere’ye bırakılmıştır. 1914 yılına kadar, türlü sıkıntılar ortaya çıkarılmış ve binlerce Türk, adadan göç etmiştir. 1945’de İngiltere ve Yunanistan’ın adaya bağımsızlık vermek istemeleri üzerine, Kıbrıs sorunu ortaya çıkmıştır. Bu konuda Rumlar, adanın Yunanistan’a bağlanması tezini işlemeye başlamışlardır. Rumlar ile Türkler arasındaki anlaşmazlık, zaman zaman Rumların tedhiş ve katliam derecesine varmıştır. Nihayet 1974 Temmuz ayında, Türkiye, adada barış ve sükûneti sağlamak amacıyla “Kıbrıs Barış Harekâtı’nı düzenlemiştir. Barış Harekâtı sonucunda 180.000 Kıbrıslı Rum kuzeyden güneye, 40.000 Kıbrıslı Türk güneyden kuzeye göç etmiştir. 1983’de “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti” kurulmuştur. [108]

Kıbrıs adasının 2003 yılı tahmini nüfusu ise 771.657 kişi kadardır. [109]

Adanın en önemli maden kaynağı, bakırdır. [110]

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetimin yüzölçümü 3600 km2., 2003 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Genel seçimleri sırasında yapılan değerlendirmelere göre toplam nüfus 213.500 kişi olduğu belirtilmiştir. Ayrıca başta İngiltere olmak üzere, diğer yabancı ülkelerde yaşayan Kıbrıslı kürklerin sayısı 200.000'i aşmaktadır. [111]

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin en önemli geçim kaynağını tarım ve turizm oluşturur. [112]

ARNAVUTLUK

Arnavutluk oldukça dağlık bir ülkedir. [113]

En büyük yerleşim birimi, başkent olan Tiran (243.000)'dır.  [114]

BOSNA- HERSEK

Bosna-Hersek’in yeryüzü şekilleri engebeli ve dağlıktır.  [115]

Cumhuriyetin yönetim merkezi Saraybosna (500.000 nüfuslu), bugün bile Osmanlı şehri özelliğini taşır. Bosna-Hersek'in en büyük kenti nüfuslu başkent Saraybosna'dır. [116]

Sanayi ürünleri arasında kereste, demir-çelik, tütün, deri ve şeker önemli yer tutar. Veres’te yeralan demir filizi, dünyanın en zengin yataklarını oluşturur. Bunun için bu bölge (Zenica-Veres), “Yugoslavya’nın Ruhr”u diye nitelindirilmektedir. Yine Bosna-Hersek’te zengin kömür yatakları yer alır. Bu iki madenin varlığı, bölgede demir-çelik sanayinin gelişmesine imkân hazırlamaktadır.   [117]

 

 

 

Kaynaklar

[1] Türk Cumhuriyetleri Tarihi. Mehmet Saray. Türk Tarih Kurumu: 2014

[2] Türk Cumhuriyetleri Tarihi. Mehmet Saray. Türk Tarih Kurumu: 2014

[3] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[4] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[5] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[6] Türk Cumhuriyetleri Tarihi. Mehmet Saray. Türk Tarih Kurumu: 2014

[7] Türk Cumhuriyetleri Tarihi. Mehmet Saray. Türk Tarih Kurumu: 2014

[8] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[9] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[10] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[11] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[12] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[13] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[14] Türk Cumhuriyetleri Tarihi. Mehmet Saray. Türk Tarih Kurumu: 2014

[15] Türk Cumhuriyetleri Tarihi. Mehmet Saray. Türk Tarih Kurumu: 2014

[16] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[17] Türk Cumhuriyetleri Tarihi. Mehmet Saray. Türk Tarih Kurumu: 2014

[18] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[19] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[20] Türk Cumhuriyetleri Tarihi. Mehmet Saray. Türk Tarih Kurumu: 2014

[21] Türk Cumhuriyetleri Tarihi. Mehmet Saray. Türk Tarih Kurumu: 2014

[22] Türk Cumhuriyetleri Tarihi. Mehmet Saray. Türk Tarih Kurumu: 2014

[23] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[24] Türk Cumhuriyetleri Tarihi. Mehmet Saray. Türk Tarih Kurumu: 2014

[25] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[26] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[27] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[28] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[29] Türk Cumhuriyetleri Tarihi. Mehmet Saray. Türk Tarih Kurumu: 2014

[30] Türk Cumhuriyetleri Tarihi. Mehmet Saray. Türk Tarih Kurumu: 2014

[31] Türk Cumhuriyetleri Tarihi. Mehmet Saray. Türk Tarih Kurumu: 2014

[32] Türk Cumhuriyetleri Tarihi. Mehmet Saray. Türk Tarih Kurumu: 2014

[33] Türk Cumhuriyetleri Tarihi. Mehmet Saray. Türk Tarih Kurumu: 2014

[34] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[35] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[36] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[37] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[38] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[39] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[40] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[41] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[42] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[43] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[44] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[45] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[46] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[47] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[48] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[49] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[50] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[51] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[52] Türk Cumhuriyetleri Tarihi. Mehmet Saray. Türk Tarih Kurumu: 2014

[53] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[54] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[55] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[56] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[57] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[58] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[59] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[60] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[61] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[62] Türk Cumhuriyetleri Tarihi. Mehmet Saray. Türk Tarih Kurumu: 2014

[63] Türk Cumhuriyetleri Tarihi. Mehmet Saray. Türk Tarih Kurumu: 2014

[64] Türk Cumhuriyetleri Tarihi. Mehmet Saray. Türk Tarih Kurumu: 2014

[65] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[66] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[67] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[68] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[69] Türk Cumhuriyetleri Tarihi. Mehmet Saray. Türk Tarih Kurumu: 2014

[70] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[71] Türk Cumhuriyetleri Tarihi. Mehmet Saray. Türk Tarih Kurumu: 2014

[72] Türk Cumhuriyetleri Tarihi. Mehmet Saray. Türk Tarih Kurumu: 2014

[73] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[74] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[75] Türk Cumhuriyetleri Tarihi. Mehmet Saray. Türk Tarih Kurumu: 2014

[76] Türk Cumhuriyetleri Tarihi. Mehmet Saray. Türk Tarih Kurumu: 2014

[77] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[78] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[79] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[80] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[81] Türk Cumhuriyetleri Tarihi. Mehmet Saray. Türk Tarih Kurumu: 2014

[82] Türk Cumhuriyetleri Tarihi. Mehmet Saray. Türk Tarih Kurumu: 2014

[83] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[84] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[85] Türk Cumhuriyetleri Tarihi. Mehmet Saray. Türk Tarih Kurumu: 2014

[86] Türk Cumhuriyetleri Tarihi. Mehmet Saray. Türk Tarih Kurumu: 2014

[87] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[88] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[89] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[90] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[91] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[92] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[93] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[94] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[95] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[96] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[97] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[98] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[99] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[100] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[101] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[102] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[103] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[104] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[105] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[106] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[107] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[108] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[109] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[110] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[111] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[112] Asya Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif Yayınları: 2008

[113] Avrupa Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif: 2012

[114] Avrupa Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif: 2012

[115] Avrupa Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif: 2012

[116] Avrupa Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif: 2012

[117] Avrupa Coğrafyası. Ramazan Özey. Aktif: 2012

Kültür Sayfası